ÇILGIN TÜRKLER

2007-10-18 09:55:00

  I. Dünya savaşı sonrası kaybeden tarafta olan Osmanlı İmparatorluğu bitme noktasına gelmiştir.30 Ekim 1918 'de İngiliz deniz üssü Mondros'ta mütareke anlaşması imzalanır. İttihat ve Terakkinin Enver Paşa, Talat Paşa gibi yöneticileri yurt dışına kaçar. Osmanlı orduları dağılır,silahları toplanır,haberleşme ve ulaşıma el konur. İtalyanlar,Fransızlar,Ermeniler,İngilizler ve Yunanlılar Anadolu'yu paylaşmaya başlar. Bunun yanında ayrılıkçı dernekler ve İstanbul Hükumeti ülkenin kötü gidişini hızlandırmaktadır.

         Daha önce İtalyanlar'a vaat edilmiş olan İzmir ve çevresi Lloyd George'nin önerisi ve başkan Wilson'un onayı ile Yunanlılar'a verilir.15 mayıs 1919'da Yunan askeri Anadolu'ya ayak basar ve Ege'de acı ve kanlı bir dönem başlar.

         Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal 9.Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919 'da Samsu'na çıkar. Görevi; asayişi sağlayarak İttifak Devletleri'nin işini kolaylaştırmaktadır ama O, tam tersini yaparak halkı mücadeleye çağırır. Ankara 'da temsil heyetini kurar. İstanbul Hükumetine seçim yaptırır. Yapılan seçimden kurulan meclis Misak-ı Milli'yi kabul eder ve bu nedenle kapatılır. Meclis'ten aldıkları birkaç görevliyi Malta' ya sürgüne gönderirler.

          Yurtsever Türk subayları ve aydınları için İstanbul'da umut kalmamıştır ve artık fırsat buldukça Anadolu'ya kaçmaktadırlar.

          Yunan savaşının ilk aşaması Kütahya-Eskişehir savaşlarıdır. Herkes Yunanlılar'ın çok kolay kazanacağını düşündüğü bu savaşı İsmet Paşa'nın idaresindeki Türk Ordusu uzatmaktadır. Savaşın İnönü kesimindeki bölümü Türkler kazanmıştı. Haber anında Ankara'ya ve İstanbul'a bildirildi. Müjde dalga dalga yayıldı. Bu haber Yunanistan ve İngiltere'de tam bir şok etkisi yaptı. Bu zafer Milli Mücadele'ye olan inancı artırdı. Ankara ve İstanbul'da gazete ve derneklerin öncülüğünde paralar toplandı.

         9 nisan 1921'de Refet Pasa komutasında Dumlupınar Zaferi kazanıldı. Fakat daha sonra yaptığı stratejik hatalarla bu mevzileri kaybetti.

         Kitapta anlatılan ve Türk subayının onurluluğunu anlatan bir olay çarpıcıdır. Kendisinden düşük rütbeli bir İngiliz subayına selam vermediği için Harbiye Nazırı tarafından uyarılan Yüzbaşı Faruk isimli bir subay harbiye nazırına karşı gelir ve gözünü kırpmadan rütbelerini söker harbiye nazırının

önüne atar. Bu sırada odada bulunan ve rütbeleri Yüzbaşı'dan yüksek olan birçok subay ayağa kalkarak rütbesiz Yüzbaşı'yı selamlar.

         İstanbul'un büyük kısmı Anadolu'yu desteklemekte ve İstanbul'dan Anadolu'ya silah,mühimmat ve asker kaçırmakta muharip adı verilen örgüte destek vermekteydi. Muharip örgütü Anadolu'ya asker kaçırmanın yanında ayrıca İstanbul'u silahlı direniş için örgütlemekteydi.

          Mustafa Kemal Güney ve Batı Cepheleri'ni birleştirerek İsmet Paşa'yı Batı Cephesi Komutanlığı'na atadı. Batı Cephesi Söğüt'ten Söke'ye kadar genişledi. İkinci İnönü Zaferi Yunan Ordusu'nun Afyon'u boşaltıp güçlükle Dumlupınar'a çekilmesi İtalyanların cesaretini kırmıştı. Toparlanıp 25 Mayıs'ta Marmaris'ten,  1 Haziran'da Antalya'dan çekildi. Türkler'le savaşacak bir tek Yunanlılar kaldı.

          Yunanlılar büyük ordunun yükünü daha fazla taşıyamazdı. Bu nedenle İngilizler'in barış önerisini reddederek  bir an önce taarruz hazırlıklarına başladı.

Ordu mevcudu 200,000i aşmış,top,ağır makineli tüfek ile uçak bakımından Türkler'den çok üstün durumdaydılar. Yunanistan'dan lokomotif ve vagonlar getirilmiş,1,500 kamyon ve 250 ambulans alınmış,ordu güçlenmişti. Taarruz planı şöyleydi. Türk ordusunun büyük kısmını cepheden yapılan gösteriş taarruzlarıyla oyalanacak ve yerlerinde tutulacak,yeterli kuvvetle güneye kayılacak ve Türk ordusu çembere alınıp yok edilecekti. bu geniş kuşatma hareketi sonunda yat ürk ordusu yok olacak ya da teslim olup barış şartlarını kabul edecekti. Yunan ordusunun karşısındaki Türk ordusunda ise sadece 55,000 asker ve 160 top vardı. Türk ordusu güç toplayacak fırsatı bulamadan yunan ordusu harekete geçti. savaşın ilk günleri küçük çatışmalarla geçti. yunan işgaline uğrayacaklarını anlayan köyler ve kasabalar göç ettiler. ilk günlerin aksine ilerleyen günlerde çatışmalar gece-gündüz ve çok şiddetli şekilde geçti. Yumraçul - Nasuhçal  hattı yarıldı. yunan birlikleri yarığı genişletti ve Türkmen dağına hücum etti. ordu geriye çekildi ve tekrar savunmaya geçti. geri çekilmede Kütahya bırakıldı. M. Kemal bizzat cepheye geldi ve İsmet Paşa'ya Sakarya gerisine kadar çekilerek orduyu toparlamasını önerdi. İsmet Pasa bunu kabul etti ve orduyu geri çekti. Bu geri çekilme Yunan tarafında kesin galibiyet olarak algılandı ve kutlamalara baslandı.

         Türk Ordusu geriye çekildi ve savaş hazırlıklarına başladı. Fevzi paşa meclisi daha geriye çekmeyi önerdi. Meclis bunu kabul etmedi. Sadece hükumet evraklarını kayseriye taşımayı ve 4 istiklal mahkemesi kurmayı kabul etti. başkomutanlık M kemale verildi. Tekalif-i Milliye Kanunu kabul edilerek her ev cephenin bir parçası haline getirildi. Halk dalgalanıp hareketlendi.

        Yunan Ordusu 3 Kolordu olarak düzenlendi. Gerekli tamiratlar yapıldı. Türk Ordusuna keşifler yapıldı. öte yandan Türk ordusu tam eksiklerini giderememişti.

        14 ağustos 1921 de yunan ilerleyişi başladı. ilerleyişin ilk gününde ciddi bir direniş olmadı. Yunan askerini zorlayan tek şey bozkırın tozu ve sıcağıydı. savaş gün geçtikçe çetinleşti. Emirdağ,türbe tepe,mangal dağı ve her yerde çok sert çarpışmalar oldu. Uzun savaş günleri yunan ordusunu çok yormuştu. bu nedenle durdular. durmaları Türk ordusunun yerleşmesini kolaylaştırdı.23 ağustos 1921 Salı günü büyük savaş basladı.

        Yunan komutanları 5 eylülde Ankara'da olacağız diyorlardı. ama bilmedikleri Bir şey vardı. ikmal kolları zorlaşmıştı. hayati önem taşıyan mangal dağı düşmüş,Sakarya nehri aşılmıştı.25 ağustosta türbe tepe odaklı savaşlar oldu. dua tepe ve kartal tepe düştü. Türk ordusu biraz daha geri çekildi. yunan ordusu içerlere ilerledikçe ikmal aksadı ve cephane,yemek sıkıntısı çekmeye başladılar. haymana'yı ele geçirecek zaman durdular. daha sonra,başlayan savaş çok şiddetli geçti.

        4 eylül günü savaşın durumu şöyle özetlenebilir. Türk ordusu ne pes etmiş ne de kuşatılmıştı. Ankara işgal edilememişti.15-20 km toprağa karşı yunan ordusunun 3'te 1 i yok olmuştu.

         5 eylül günü ismet paşa,kaybedilen bütün yerleri almak için emir verdi. Yunanlılar oldukları gibi duruyorlardı ama geride bir hareketlenme vardı. yunan birlikleri aşama aşama geri çekildi ve 13 eylül günü bütün yunan birlikleri geri atıldı.

         Sıra Türk taarruzundaydı. Sad kod adı verilmişti,en kısa ve kesin çözüm aranıyordu. direkt yarma yapılacak ve kuşatılan yunan ordusu yok edilecekti.14 ağustos günü cepheye yürüyüş başladı. 30 ağustosta cephe tamamen ele geçti ve yunan birlikleri 9 eylülde İzmir'i boşaltarak megalo idea dan vazgeçtiler

15
0
0
Yorum Yaz